|
SERBEST ZİNCİR
|
|
09-02-2011, 10:01 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
SERBEST ZİNCİR
-GÜLCE-Serbest Zincir
GÜLCE EDEBİYAT AKIMI 9-ŞİİR TÜRÜ: SERBEST ZİNCİR ******************************************* 1-Türk Halk Şiirinde 'zincirleme' veya 'zincirbent' adıyla anılan ve bir tür 'koşma' olan şiir türümüzün 'zincirleme tekniği' ni, özellikle SERBEST ŞİİR' de uygulamak için bu şiir türünü önerdik. Bize göre, serbest şiir tamamen kuralsız ve akla gelenin yazıldığı, bir nesir parçasının makasla rastgele kesilip alt alta dizildiği bir şiir türü değildir. Serbest şiirin de, başta iç ahenk, ritm, uyum, imge ve edebi sanatlarla da harmanlanması gerekir. Bu sebeple, Halk Şiirimizin 'zincirbet'ini serbest şiirde kullanmak istedik. Özellikle, mısra zincirinde her mısranın son kelimesi, takip eden mısranın ilk kelimesi olarak kullanıldığından, dörtlüklerle oluşturulan Halk Edebiyatımız şir tarihinde, bu tarz zincirlemenin örnekleri azdır. Serbest şiirimizde 'tekerrür' sanatıyla, vurgu ve tonlamalarla zincir uygulaması başarılı olacaktır. 2-Ayrıca, Gülce Nazım türlerinin hepsinde zincirbent uygulanabilir. 3-Mısra zinciri veya dörtlük zinciri tercihi şairin kendisine kalmıştır. (Öneren Mustafa Ceylan) SERBEST ZİNCİR'E ÖRNEK VERELİM: 'TOHUM ve TOPRAK Sabahlar ıslaktı Islaktı yer, gök Göklerin çağrısı vardı Vardı yokların arasında Arasında geçmişle geleceğin 'Geleceğin günü bilirim' dedi Dedi ya gülümsedi toprak... Toprak mahzen, toprak ana karnı Karnına sancı düşmüştü Düşmüştü yazgısında bir tohum Tohum, çekti besmeleyi derinden Derinden derine, ulam ulam ulaştı haberler Haberler muştuladı doğumu 'Doğu mu batı mı hiç önemli değil' dedi Dedi ya demesine,kendi duydu ancak... Ancak, değildi zamanı şimdi Şimdi, kabuğunu okşamalı kan tüküren zamanın şimdi Şimdi başka çare mi var? Hele dur! 'Dur! ' dedi ya, boşuna yankılandı sesi... Sesi yırttı sessizliğin yüzünü Yüzünü yırtarken tek bir tohum... Tohum çıkardı boğum boğum filizini dışarı 'Dışarı soğuk yüzlü tankların palet uğultusunda' diyemedi, Diyemedi tohuma, dinletemedi söz Söz, demeç demeç ıslaktı kandan, Kandan çepeçevre her yan 'Yandım anam' dedi çılgın rüzgâra Rüzgâra verdi umutlarını, şimdi n'olacak? N'olacak umut, n'olacak sancı ve n'olacak ulam ulam haberler Haberlerler var haberlerin içinde İçinde kılcal köklerini uzatıp dayanırken tohum Tohum yazgısının sancısında kıvrandı filiz Filiz direndi mevsimine, ama ne çare? Çaresizce eğdi başını ağlayarak... Ağlayarak analar gitti toprağa Toprağa düştü yavrular, Yavrular Karabağ'da,Gazze'de... Mustafa CEYLAN' |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi

Arama
Üye Listesi
Takvim
Yardım


