|
T.KUTSİ MAKAL-HALK OZANLARININ ÇUKUROVA HARİTASI
|
|
09-04-2011, 03:41 AM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
T.KUTSİ MAKAL-HALK OZANLARININ ÇUKUROVA HARİTASI
Hak Ozanlarının Çukurova Haritası
HALK OZANLARININ ÇUKUROVA HARİTASI Tahir Kutsi MAKAL *********************** Üstad Tahir Kutsi, bu bildirisini 2-4 Aralık 1988 tarihinde Mersin’ de yapılan 2. Mersin Milli Kültür ve Eğitim Sempozyumu’ nde sunmuştur. “Türk Halk Edebiyatı, Türk Edebiyatının temelidir. Yalnız geleneği olan edebiyatların ürünleri kalıcıdır, başarılıdır. Türk edebiyatının geleneği vardır. Türk edebiyatı masaldan başlar, halk öykülerinden, koşmalardan, destanlardan, efsanelerden başlar.. Bu sebeple Türk Edebiyatı, dünya edebiyatı içinde köklü, geleneği olan ve yaşamakta bulunan bir sanat dalıdır. Bunu bütün bilim dünyası da kabul etmekte, “Türk edebiyatı zengin bir geleneğe sahiptir” denilmektedir. Zengin bir geleneğe sahip bulunan edebiyatımızda temel olan Türk Halk Edebiyatı da kendi içinde geleneklere sahiptir. Halk edebiyatı ürünlerinin çeşitliliği konuların işleniş tarzları, şiirlerin ölçü ve uyak durumları, halk edebiyatımızın kendi içindeki geleneklere örnek sayılabilir. Sözlü ve yazılı Halk Edebiyatımızda bir gelenek de, ürünlerde “harita” çizilmekte oluşudur. Dede Korkut hikâyelerinden, halk hikâyelerine, destanlara kadar bir çok halk edebiyatı ürününde “harita” çizildiği gerçektir. Bir halk öyküsünün nerede, hangi yörelerde geçtiği öykünün akışı içinde verilir. Öyküyü dinleyen halk öyküsü kahramanının Isfahan’dan Erzurum’a, Kayseri’den Sivas’a…kadar bir çok yeri gezdiğini öğrenir. Hikâyetçi’nin anlatımıyla, Munzur Çayına, Fırat Nehrine, Nurhak Dağlarına, Van Gölüne, Bingöl yaylalarına, Binboğalara, Çukurova’ya gitmiş gibi olur. Çünkü aralardaki koşmalarda buralara seslenişler vardır. Destanlarda da öyledir. Battal Gazi Aşkar’a, Köroğlu Kırat’ına biner ve özellikle cenk vesilesiyle yurdun çeşitli bölgelerini ve illerini dolaşırlar... Efsaneler, masallar, halk hikâyeleri gibi anonim üretim olan mani’lerde de harita çizildiğini görmek mümkündür. “Amana Aras han Aras / Bingöl’den kalkan Aras / Al başımdan sevdayı / Hazar’da çalkan aras” gibi. Burada Aras Nehrinin Türkiye’den doğduğu, Kuzey ve Güney Azerbeycan’ı ayırarak Hazar Gölü’ne dökülüşünün haritası vardır. Türk Halk Edebiyatı geleneğini İran’da sürdüren hak ozanlarından (18 Eylül 1988’de ölen) Hüseyin Şehriyar, Aras’ın, Türkiye sınırları dışındaki haritasını şöyle çizer: “O taydadır Şeki, Sirvan, Garabağ Bu tayda da Mşgin, Eher, Garâdağ Birbirlerin Araz’dan almış sorağ Araz bizi ayırmadan dağlayıp Son özü de gece- gündüz ağlayıp…” (M. Rahim’e cevap-7) Azerbeycan’lı halk ozanlarının hâlâ devam ettirdikleri, gördükleri, gezdikleri, özledikleri yahut bulundukları yöreleri şiirde bahsetme geleneği, Türkiye halk ozanlarının da yaşattıkları bir olgudur. Aşık Veysel özellikle yaşatmıştı bu geleneği… “Şarkışla kazamdır, Sivralan köyüm / Geçti ömrüm gurbet elde neyleyim / Gel diyorsa bu illerde durmayım / Mektup yâre selamımı ulaştır..” diyen Veysel, bir başka deyişinde “Kokuyor burnuma Sivralan köyü…” demiş çevresinin haritasını şöylece çizmiştir: “…Beserek’te lâle, sübül yürüdü Güldede’yi çayır- çimen bürüdi Karataş’ta kar kalmadı eridi Gözyaşım mektupta pul diye yazmış…” Bingöl yaylasıyla, Varto’ya bağlı Güzelkent köyüyle, dağları ve akarsularıyla ozan Ali Temirdoğlu çevrenin haritasını şöylece çizer: “Muş Ovanın bakışına / Kurtik Dağın yokuşuna / Murat Nehrin akışına / Akar gider nimet gibi..” Aynı geleneğin, Emrah’ın Bayburtlu Zihni’nin, Aşık Ömer’in, Pir Sultan’ın eserlerinde yaşatıldığını görmek mümkündür. Toroslar ve Çukurova’ da âşıkların harman olduğu yörelerdir. Günümüzde de bir çok halk ozanını bağrında barındıran bu yörede tarih içinde çok güçlü aşıklar yetişmiştir. Karacaoğlan ile Dadaloğlu Türk Edebiyatı tarihine adı pırıltılarla geçmiş yıldız ozandırlar. Bunlardan başka Çukurova- Toroslar; değerli, güçlü halk ozanları yetiştirmiştir. İçel sınırları içinde yaşamış ve yetişmiş halk ozanlarından bazıları şunlardır. Karacaoğlan, Silifkeli Küçük Karacaoğlan, (XIX. Yüzyıl) , Kara Fevzi (1741-1833) Aşık Natuvani (1741-1791) Aşık Cemali (1811-1871) Aşık İrfani (1839-1871) Aşık Rıza (1841-1895) Deveci Topal Mustafa (1845-1925) , Nati (1845-?) Serdari (1875-1920) , İçelli Refik…. Karacaoğlan Adana sınırları içinde doğmuş. Çukurova ve Toroslar’da yaşamıştır. Tarsus’ta uzun süre kaldığı bilinmektedir. İçel’e bağlı Mut ilçesinin Çukur Köyünde ona izafe edilmiş “Karacaoğlan Tepesi” mevcuttur. Halk, Karacaoğlan ile sevgilisinin burada gömülü olduğuna inanmaktadır. Mut ilçesinde anıtı vardır. Prof. Hüseyin Gezer yapmıştır.17. yüzyılda yaşayan ünlü Karacaoğlandan başka İçel’in yetiştirdiği bir Karacaoğlan daha vardır. 19. yüzyılda yaşamış, Karacaoğlan adıyla tapşırmıştır. Halk buna “Küçük Karacaoğlan” adıyla seslenmiştir. Adana yöresinde de bir çok halk ozanı yetişmiştir. En ünlüleri Karacaoğlan ile Dadaloğlu’dur. Günümüzde de Adanalı halk ozanları geleneği başarı ile sürdürmektedirler. Adana’lı halk ozanlarından bazıları şunlardır: İlbeylioğlu (1706-?) , Aşık Abdullah, Kara Osman, Kul Halil, Kul Seydi, Üçgözoğlu, Aşık Ali, Aşık Mustafa, Hacı Nabi Bey, İbrahim Kul, İne Arap, Nasibi Baba (1845-1888) , İbrahim Necati (1845-1896) , Selami, Aşık Durdu Kadın, Nazlı Gelin, Sinem Kız, Avşarlı Hasibe Ramazanoğlu (1861-1942) Aşık Fatma Bacı Taşkaya-1945) Bunlardan başka Elbistanlı Derdiçok, Çorum’lu Deli Boran, Sıtkı, Aşık Mehmet, Aşık Klebi gibi bir çok halk ozanı da Çukurova yöresinde yaşamış, şiirler, destanlar söylemiştir. Bunlardan bazılarını halk kendi çocuğuymuş gibi bağrına basmıştır. Halen (1988) yaşamakta olan Adanalı halk ozanlarından bazıları ise şunlardır. Abdulvahap Koaman (1934) Aşık Ferrahi (1934-1968) Aşık Feymani (Osman Taşkaya 1942) Hacı Karakılçık (1948) , Halil Karabulut (1926) , Kul Mustafa (1931-) Aşık Mahmut Taşkaya (1939-) Çukurova ve Toroslar’da yetişen, hayat süren bu halk ozanları; daha eskilerin yaşadıkları, gezdikleri, özledikleri yerleri mısralarında belirttikleri gelenek çerçevesinde deyişlerine dökmüşlerdir. Özellikle Karacaoğlan ile Dadaloğlu’nun şiirlerinde yöre isimlerine sık, sık rastlanır. Bu ozanlar, şiirleriyle adeta bir Çukurova-Toroslar haritası çizerler… Dağlar, ovalar, akarsular, yerleşim birimleri zaman zaman eserlerde dile gelir. Bu şiirleri okuyanların veya dinleyenlerin gözünde Gâvur dağları, Binboğalar, Çukurova, Mersin kıyılarından Akdeniz, iller ilçeler, söyler canlanır… İnsan ya oralara gitmiş gibi olur, ya da özlem duyar… Karacaoğlan, şiirleriyle harita çizdiğine, yani Çukurova-Toroslar çocuğu olarak bilindiğine o kadar emindir ki “Yerim belli.. derler Sayıloğlu..” mısraı ile yerinin bilindiğini ifade etmiştir. Adana – Bahçe ilçesine bağlı Varsak köyünde (1606) dünyaya gelmiştir. Sayıloğluları ailesindendir. Feke ilçesine bağlı Göğceli köyünden olduğu da söylenir. Tarsus başta olmak üzere İçel’ in öteki dağ ve ova yerleşim birimlerini de gezmiştir. Karacaoğlan, yerleşik düzendeki halka da, konar-göçer oymaklar halkına da çalıp söylemiş, evlerde, konaklarda ve çadırlarda konuk olmuştur. Karacaoğlan’ın Çukurova - Toroslar bölgesinden çıkarak “çok memleket” gezdiği söylenir. Zaman zaman bu konuyu da Karacaoğlan mısralarında dile getirir. Fakat onun en çok bildiği, gezdiği yöre bu yörelerdir. Bu yöreden bahsederken sımsıcaktır. Sarmaşır gibidir. “Çukurova bayramlığın giyerken Çıplaklığın üzerinden soyarken Şubat ayı kış yelini kovarken Cennet dense sana yakışır dağlar” Karacaoğlan’ın ünlü “güzel arama destanı”nda da, uzaktaki iller ve ülkeler dışında İçel ve Adana çevresi yerleşim birimleri özellikle yer almıştır: “Çıktım seyreyledim Niğde’yi Boru Açep gezsem mavi donlum var m’ola Güzeller durağı Tokat, Engürü Acep gezsem mavi donlum var m’ola? Hey geri de deli gönlüm hey geri Adana,İlibeğli, Göksun,Tekir’i Otuz iki sancak Diyarbekir’i Acep gezsem mavi donlum var m’ola? Hasiri de deli gönlüm hasiri Deryada dönüyor kıral yesiri Halep, Tırablus, Koca Mısır’ı Acep gezsem mavi donlum var m’ola? Yeşil ördek yayılıyor çimende Mehdi günü doğar âhır zamanda Kürt’te Hindistan’da, Çin’de, Yemen’de Acep gezsem mavi donlum var m’ola? Yeşil ördek sulanıyor gölekte Altın küpe şavk veriyor kulakta Cennet-i âlâda, huri melekte Acep gezsem mavi donlum var m’ola? Mecliste içerler demi kanyadan Güzel seven mur’ad alır dünyadan Kayseri’den Karaman’dan Konya’dan Acep gezsem mavi donlum var m’ola? Hacı Bektaş Veli şeyhlerin piri Konya’da yoklayım Molla Hünkâr’ı İçel’den Antep’ten, Gürün’den beri Acep gezsem mavi donlum var m’ola? Mardin’den de Karaca’oğlan Mardin’den Çeken bilir ayrılığın derdinden Koçhisar’dan Hasandağ’ın ardından Acep gezsem mavi donlum var m’ola? ” Burada Karacaoğlan, yakın çevresi olan Toroslar ağırlıklı bir Türkiye haritası çizmektedir. Ozan, “Yunmuş arınmış Aynanoz gülünde / Işılaşır gider siyah telleri…” mısralarıyla başlayan koşmasında daha mahalli’dir. “Aşağıdan beri Tıdık deresi Saklı durur bu sinemin yaresi Türkmen kızı birde açtı yaresi Yeşil ile doldu Sancur gölleri” Karacaoğlan, Toroslar’da yaşayan Türkmen oymaklarının sevgilisidir. Yıllarca onların arasında yaşamış, Türkmen kızları ona âşık olmuş. Türkmen oymaklarının geleneklerini söylemiş, hattâ giyim kuşamlarını dahi mısralara dökmüştür. Bu yüzden yüzyıllar boyu, şiirleri, türküleri, Türkmen oymakları arasında söylenip durmuştur. Halk onu belleğinde dededen toruna…yaşatmıştır. Antep’den Aydın’a uzanan çizgi içinde aşiretlerin dilinde ve gönlünde Karacaoğlan olmuştur; o’ da oraları gezmiş, bu illeri, köyleri dilinden düşmemiştir. “Aydın kazasında Turgut ilinde Gezdin evlerini buldum gezerek Sırma karıştırmış sünbül saçına Döküp gider dal boynuna düzerek” Bir başka şiirinde şöyle der Karacaoğlan: “Kalk gidelim atım harap haneden Eğrikol’da yem yedirem atıma Kısmetimiz versin Mevlam- Yaradan Gece Egrikol’da yatalım atım Atıma bineyim edeyim sökün Sağına soluna hamayıl takın Ayar ırak derler Kefendiz yakın Gece Kefendiz’ de yatalım atım Maraş’tan ötesi uzak bir yoldur Tatar deresinde dizginin kaldır Öğle namazımı göğsünde kıldır Bu gece Göksun’da yatalım atım İyi derler Elbistan’ın ovasın Yaz getirir ılık ılık havasın Koca Binboğa’da şahin yuvasın Gece Binboğa’da yatalım atım Atım Öğrek’te dokutam çulunu Üç güzele ördüreyim palanı Som gümüşten döktüreyim nalını Bu gece Öğrek’te yatalım atım Karac’oğlan der ki yârim yâr ise Ağyar ile muhabeti yoğ ise Atım sende küheylânlık var ise Gece yâr koynunda yatalım atım..” Antep, Mersin, Maraş, Adana çevresinden daha yakına gelir. Karacaoğlan… Tarsusu’un Kalbur ve Kargıcak köylerini haritasında işaret eder ve mezaranın, makamının, anıtının bulunduğu Mut ilçesinin karşısındaki Eğri Dağı’na selam verir: “Eğri Dağı’nın başında Avcılar gezer taşında Yâr yitirdim hilâl kaşlı Sana geldim Eğri dağı Eğri dağın başı taşlı Çelenleri hümâ kuşlu Yâr yitirdim hilâl kaşlı Sana geldim eğri Dağı Eğri Dağı’nın başları Ötüşür hüma kuşları Leylâ’mın hilâl kaşları Sana geldim Eğri Dağı Eğri Dağı’nın düzleri Çağrışıp öter kazları Köşe başında kızları Sana geldim Eğri Dağı Eğri Dağı’nın eteği Çevresi arslan yatağı Kalkmış kervan otağı Sana geldim Eğri Dağı Karac’oğlan döne, döne Gezer dağlar yana yana Yitirdim yârim bir suna Sana geldim Eri Dağı “……….. Kozandağı sis mi tutar? Altıntabak pas mı tutar? Kozanoğlu ölmeyinen Avşar ili yas mı tutar? Şu Feke’nin hanımları Kara bilmez alınları Kör olasın Derviş Paşa Hep dul ettin gelinleri..” Dadaloğlu’nun deyişlerinde de daha bir çok yer adı sıralanır, Örnek olarak,:”Yine tuttu Gavur Dağın boranı / Hançer vurup acar lâdin yaramı.”, “Binboğa’yı desen dağların beyi / Gözüken Soğanlı Koçdağı hani / Aladağ, Bakırdağ, Bulgar’ın tayı / Erciyes ulunuz piriniz dağlar…” KAYNAKLAR 1.Yurt Ansiklopedisi-1.5 2.Karacaoğlan-Tahir Kutsi Makal, Toker Yayınları 3.Dadaloğlu, Tahir Kutsi Makal, Toker Yayınları 4.Türk Halk Şiiri- Tahir Kutsi Makal,Toker Yayınları 5.Karacaoğlan-M. Necati Karaer, TercumanYayınları 6.Karacaoğlan- Dr,. Müjgan Cunbur, Kültür Bakanlığı Yayınları 7 Karacaoğlan-Cahit Öztelli, Milliyet Yayınları 8.Güzel Türkiye’m- Ali Temiroğlu, İnanç Yayınları 9-Aşıklar Şöleni- Tahir Kutsi Makal, Müziksan Yayınları 10- Güneyde Türkmen Oymakları-Ali Razı Yalgın, Kültür Bak. Yayınları 11. Türk Yurdu- Aylık Dergi, sayı; 21 |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi

Arama
Üye Listesi
Takvim
Yardım



