GÜLCE
|
 |
|
YENİ EDEBİYAT AKIMI GÜLCE |
|
|
- Gülce Grubu
- Güllük/portal
- Yeni Şiir.net
- Gülce Forum |
|
Gülce Nazım Türleri
|
 |
|
|
|
|
GÜLCE AKIMI ÖNCÜLERİ
|
|
|
|
|
 |
|
|
Yeni Edebiyat Akımı GÜLCE Sayı:2 |
|
|
|
|
|
|
|
GÜLCE EDEBİYAT AKIMI
"-GÖRÜŞLER-1"-
TERCÜME ODASI
Eski devirlerde yabancı memleketlerden gelen resmi yazıları veya oraya gidecekleri tercüme ile uğraşanlar İslâm olmayanlardı, o zamanın son devirlerinde bunun hata olduğu anlaşılarak yabancı dil bilir gençlerden mürekkep bir TERCÜME ODASI kurulmuştu.
Bu daire fikir hayatımızda büyük bir tesir icra etmiştir. Reşit Paşa´dan başlıyarak, tanzimattan sonra tarihimizde dikkate değer yer tutmuş olanlardan birçokları bu daireden geçmişlerdir. Ahmet Vefik Paşa, Namık Kemal, Sadullah Paşa, Kâni Paşazade Rifat, Mir´at Gazetesi sahibi Refik, Münif paşa, Macit paşa, Ethem Pertev Paşa gibi, o devrin fikir ve idare hayatına karışmış olanların ekserisi ayni zamanda o dairede memur olarak bulunmuşlardır.
Tercüme Odası o zaman büyük bir ehemmiyet kazanmış ve o devrin adamlarından birinin dediği gibi ´...siyasi fikir bakımından da zamanın vükelâsına muhalif efkârda bulunan ve bir nevi muhalefet fırkası addolunabilecek bir heyet´ mahiyetini almıştır. ´Filân ibare Tercüme Odasının icadıdır´ veya ´Filân hususta Tercüme Odası gene pek muteriz´, ´Filân tabiri Tercüme Odası kabul etmiş´ gibi sözler vükelâ ve zamanın diğer büyükleri arasında dönüp dolaşmıştır.
Kemal, Tasviri Efkâr´a yazı yazmaya başladığı zaman Tercüme Odasına devam ediyordu. Binaenaleyh bu dairenin yalnız konuşmalarda bahis mevzuu olan fikir ve kararları gazete sahifelerine de aksetmeye başlamış oldu.
´-....EDEBİYAT âleminde henüz bir hareket yoktu, hattâ bu devirde edebiyat HENÜZ BUGÜN KAULLANDIĞIMIZ MANAYI DAHİ ALMAMIŞTI; bu maksat, ŞİİR VE İNŞA kelimeleriyle ifade olunuyordu. Edebiyat an´anesinde MÜHİM BİR DEĞİŞİKLİK YOKTU; ŞAİRLER HAYATLARINI, FİKİR VE EDALARINI meşkettikleri ESKİLERİN TARZLARINDA geçiriyorlardı. Onlar gibi her akşam bir meclis kuruyorlar, sohbetler ediyorlar, FUZULİ, BAKİ, NEF´İ, NAİLİ gibi eski üstadların yollarında eserler vücuda getiriyorlardı. ´ (Son Asır Türk Edebiyat Tarihi-Mustafa Nihat Özön-Milli Eğ. Yyın-1945-Syf:8)
Evet;
Türk Edebiyat Tarihimizde İLK YENİLEŞME HAREKETLERİ, ´Tercüme Odası´yla başladı. İlk ateş, ilk ışık o odada yakıldı. Zira, görev yapanların BATI metinlerini tercüme edişleri sırasında rastladıkları EDEBİ TÜR ve ŞEKİLLER, yüreklerinde edebiyat-şiir tutkusu bulunan insanları heyecanlandırdı. Sarıldılar kalemlere. Tercüme ettiler. Yeni söylem ve şekiller geliştirdiler. Resmi-devlet yazışmalarından tutunda, şiire, tiyatroya, öyküye, masala varıncaya kadar EDEBİYATIMIZDA YENİLİK HAREKETİ başlamış oldu.
Saygıdeğer Dostlarım;
Bugün bizler TERCÜME ODASI´ndakilerden çok daha büyük imkânlara sahibiz. İNTERNET´in hızı ve sunduğu imkânlarla dünyayı kucaklayabiliriz.
Öyle değil mi?
Mustafa CEYLAN
|
|
|
 |
|
|
|