|
NAZIM TÜRÜ: GÜLCE
Özlem Yağmurlarıyla Gel
Ay ışığımdın!
Şavkındı aydınlatan
Gecelerimi.
Sendin; tabiatımın
Ruhuma sinen
Toprak kokusu,nemi.
Maviliğimsin!
Gel n'olur ey sevgili.
Sırılsıklamım
Özlem yağmurlarında.
Gel beyaz melek,
Bitir siyah günleri.
duygulu duygusuz/tekil dünyalı
140908sınırkent
Yusuf Bozan
Mustafa Ceylan Hocamızın Yeni Edebiyat Akımı nazım şekillerinden,GÜLCE nazım şekline uygun olarak kaleme alınmıştır.
Ceylan Hocamın diliyle;
(*) Not: Demiştik ki dostlar: Türk Şiiri'ni hece-serbest-aruz; dün-bugün vede dünya şiiriyle harmanlayıp,şiirimize yeni bir nefes alanı ortaya koyalım. Çabamız bu doğrultuda... Bu cümleden olmak üzere, yukarıda gördüğünüz mısralar sadece bir örnektir. Japonlar'ın HAİKU diye 5+7+5 hece ölçüsüyle yazılan şiirinden, (tam ona benzemese de) esinlenerek kaleme alınmıştır. Ve biz ona GÜLCE adını verdik.
Mısralarımız dikkat edilecek olur ise, sırayla
1. Mısra=5 hece
2.Mısra=7 hece... vb devam etmektedir.
Dileriz Gül kadar güzel olur.
Mustafa Ceylan
Yusuf BOZAN
güzel bir şiir...GÜLCE diye tarif edilen yeni şiir biçimi ise bence çok yararlı ve kalıcı bir biçime benziyor...şiire büyü katıyor, bu şiirde farketdiğim kadarıyla...kaliteli şiire ulaşmak için alternatif bir yol gibi gözüküyor...
Ömer MİRZA
Özlem Yağmurlarıyla Gel
Ay ışığımdın!
Şavkındı aydınlatan
Gecelerimi.
Sendin; tabiatımın
Ruhuma sinen
Toprak kokusu,nemi.
Maviliğimsin!
Gel n'olur ey sevgili.
Sırılsıklamım
Özlem yağmurlarında.
Gel beyaz melek,
Bitir siyah günleri.
duygulu duygusuz/tekil dünyalı
140908sınırkent
Yusuf Bozan
***
GÜLCE ŞİİR TEKNİĞİ
Gülce, yendi edebiyat akımımızın adı olmasının yanı sıra, aynı akımın içinde ayrı bir şiir türüdür de.
Yusuf BOZAN, kardeşim, 'ÖZLEM YAĞMURLARIYLA GEL' başlıklı bu GÜLCE'sinde, bu türü başarılı bir şekilde nakışlamıştır. Kendisini yürekten kutluyorum.
Ve
Kendisinden BULUŞMA, TOKMAK, DÖNENCE, ÇAPRAZLAMA gibi öteki şiir türlerinde de eserler beklediğimizi buradan ifade ediyorum...
Belki de neredeyse bir asra yaklaştı şiirimizde, edebiyat dünyamızda yeni bir AKIM olmayan, akıp giden zaman. Zamanlar içinde zamanlar vardır, ülke olarak, toplum olarak önemli değişiklikleri yaşarız; yaşarız da, o değişiklikler sadece siyasi, ekonomik ve sosyal bünyede izler yenilikler getirmez, kültür ve edebiyat sahasında da yenilikler getirmiştir. TÜRK ŞİİRİ YENİLEŞME HAREKETLERİ TARİHİ' nde hep bu önemli değişimlerin ardından şairlerimiz arasında önemli tartışmalar çıkmıştır. Senelerce ARUZ-HECE kavgası, ardın dan da günümüze kadar uzanan HECE-SERBEST TARTIŞMALARI YAPILAGELMİŞTİR. BU TARTIŞMALARDAN BEŞ HECECİLER, SERVETİ FÜNUN, YEDİ MEŞALECİLER, GARİP ÜÇLÜSÜ-İKİNCİ YENİ gibi akımlar da doğmuştur. Hep bunlar, şiire olan sevdadan, kalıcı olanı yakalamak tutkusundan değil mi?
Diyoruz ki, hece de, serbest de, aruz da bizim. Şiir bizim. Dünün bugüne getirdiği BİRİKİMLERden sonuna kadar faydalanacağız. Dünü yıkmayacak, onu yeni bir aşk ve ruh ile sarıp sarmalayıp GELECEK ÇAĞLARA günümüzün damgasını vurarak taşıyacağız.
GÜLCE EDEBİYAT AKIMI, yeniden yeni olmak, şiirimizde yepyeni bir hamle ortaya koymak için çıkmıştır.
Artık HECE ve ARUZ ' u zor ve korkulu rüya olmaktan çıkarmanın zamanı gelmiştir. Duyguların uçacacağı yeni gövdeler de bulabiliriz. Gülce, duygularımızı ifade edebilmemiz için YENİ NEFES ALANLARI ortaya getirmiş ve getirmeye de devam etmektedir.
Yahya Kemal'in ARUZ' da yaptığını, bugün biz HECE de SERBEST' te niye yapmayalım. Necip Fazıl' ın Hece' de seneler önce yaptığı yeniliklerden niye istifade etmeyelim. Nazım Hikmet'in, Ahmet Arif ve Hasan Hüseyin'in Serbest' te yaptıklarını sistematize edip, şiirimize yeni alanlar niye ortaya koyamayalım?
Dünya şiiriyle bizim şiirimizi gerektiği yer ve zamanda bir arada neden mütelaa etmiyelim ki?
Kısır, kendini tekrar eden, üretemeyen şairler olmak yerine; yeni ufuklarda sonsuzdan sonsuza kanat açan şairler olmak için Gülce doğdu..
GÜLCE EDEBİ AKIMI, denenmemişi denemiş, söylenmemişi söylemeye devam edecektir.
GÜLCE, içinde GÜLCE ŞİİR TÜRÜ, edebi akımımızın ortaya attığı 10' dan fazla şiir türünden birisidir.
Özün özünün şiiridir.
Japonların HAİKU' su ile bizim MANİ'mizin sarmalıdır, sarmalanışıdır diyebiliriz.
Gelelim bu kadar sözden sonra;
YUSUF BOZAN kardeşimin bu nadide GÜLCE'sine :
Mısralardaki hece sayıları şöyledir :
.........5 Hece,
.........7 Hece
.........5 Hece
.........7 Hece
.........5 Hece
.........7 Hece tarzında mısra dizilişi ile yazılan bir şiir türüdür. Geleneksel HECE şiirimizin standart, baştan sona her mısradaki hecelerin AYNILIĞI yerine, bir mısrada 5, takip eden mısrada 7 hece olan bir türdür. Kafiye yapısı, ses uyum ve iç ahenk tamamiyle şairin kendisine kalmış, şiirin akışına kalmış bir durumdur.
Bu bakımdan Yusuf BOZAN'ın bu GÜLCE'si yeni NAZIM TÜRÜ'ne tamamen uygun, bana göre de GAYET GÜZEL BİR ŞİİRDİR.
Japon harakiri yapmadan önce, kendini 3-5 gün hapseder-inzivaya çeker, sonra da gün yüzüne çıkıp bütün hayatıını özetleyecek, o andaki ruh halini anlatan 5, 7, 5, 7, 5, 7 ölçüsüyle son sözlerini söylermiş ve onlar bu son söze HAİKU demişler.
Biz,
GÜLCE demekle, ölümü, yok oluşu değil, YAŞAMA ve YAŞATMAYI hedefledik. Aşkı, dostluğu, sevgiyi, barışı hedefledik.
Güle benzesin gülcemiz dedik.
Yusuf Kardeşimi, tekrar tekrar tebrik ediyorum.
Daha nice eserlerini sabırsızlıkla da beklediğimizi buradan açıkça ilan ediyorum.
Saygılarımla....
Mustafa CEYLAN
|