YENİ EDEBİYAT AKIMI  
-Gülce Grubu
-Güllük/portal
-Yeni Şiir.net
-Yeni Şiir-Şiir Ekle
-Gülce-Forum
-Gülce Nazım Türleri
-İçindekiler
  • Öz Geçmişi
  • Güllük Dergisi.com'da
  • Antoloji.com'da
  • G Ü L C E

    Yeni Edebiyat Akımı GÜLCE
    NAZIM TÜRÜ : ÜÇGEN







    ŞİİR İÇİN GÖRÜŞ-KANAAT VE MESAJLAR
    Kaynak:www.antoloji.com



    Yıllar önce, Ankara' da rahmetli hocalarım Ahmet Muhip DRANAS, Arif Nihat ASYA ve Ahmet Tufan ŞENTÜRK'ün evlerine haftada bir kaç gün, fırsat buldukça uğrar, onların muhteşem şiir okyanusundan istifade etmeye çalışırdım.
    Şimdi her üçü de Hakk'a yürüdüler, dilerim mekânları cennet olur.

    Ahmet Tufan ŞENTÜRK'den duyduklarım aynen şöyledir dostlar :

    Ahmet Tufan ŞENTÜRK Anlattı:

    'O yıllarda, ben, Ankara hipodromunun girişinde gişe memuru idim. Hipodroma gelenlere bilet kesiyordum. Orhan Veli KANIK'da at yarışı tutkunu idi. Ankara' da birbirimizi tanır ve severdik.

    Orhan Veli ve arkadaşları SERBEST ŞİİRİ-GARİP'i çıkardılar ya, ben geleneksel şiirimizi bozdular diye müthiş sinirleniyordum.

    Nasıl olsa, Orhan Veli hipodroma gelir, ona sorarım diye kendimi bileyledim sanki.

    Önemli bir yarış vardı.Orhan Veli çıkıp gelmez mi? Selamlaştık. Biletini kestim, vermedim kendisine, kapıya yönelip kulübeden çıktım, yapıştım yakasına.

    Dedim ki:
    -'Asırların şiirini nasıl böyle oyuncak,nasıl böyle uygunsuz ve saçma bir duruma düşürürsün Orhan kardeşim? Yakıştı mı sana? Ayıp ettiniz!' dedim.
    Orhan Veli;
    -'Bırak şu yakamı sözümü dinle Ahmet. Sözümü dinle hele!' dedi.
    -'Söyle bakalım, neden, kardeşim neden? De, söyle haydi!'
    Orhan Veli;
    -'Bak Ahmet, siz dört bacaklı bir masada yemek yemeye alışmıştınız. Ben sizin önünüze ÜÇGEN bir MASA koydum. Şaşırdınız. Ne yani olamaz mı? Sonra, siz eve kapıdan girip kapıdan çıkmaya alışkındınız, ben, şiirin sınırsızlığını dikkate alarak, eve bacadan veya açık pençereden de girilebileceğini söyledim. Girilemez mi? Niye kızıyorsun Ahmet?'
    Deyince, şaşırıp kaldım ve mahçup da oldum.
    Unutma evlâd bu sözlerimi.'

    **
    Evet dostlar bir ÜÇGEN anısı işte bu.
    ***
    Elbette bugüne kadar GÜLCE akımı olarak isimlendirdiğimiz edebi akımın önerdiklerine benzeyen çok sayıda eser veren dostlarımız,şairlerimiz vardır. Bundan sonra da olacaktır.
    GÜLCE, sadece ÜÇGEN değil, şu anda başlattığı HECE ŞİİRİNE YENİ NEFES ALANLARI AÇMAK amacı ile Üçgen'den başka, BULUŞMA, ÇAPRAZLAMA, TOKMAK, GÜLCE, AKROSTİK vb daha çok sayıdaki YENİ NAZIM TÜRÜ ÖNERİLERİ ile yoluna devam etmektedir ve önümüzdeki günlerde SERBEST ŞİİRDE, NESİRDE ve ARUZ'da da DENENMEMİŞİ DENEMEYE, yeni tekliflerini getirmeye devam edecektir.

    Hece' de Aruz 'da Serbest' te bizim..Şiir tarihimizdeki değerleri ve bugüne kadar kaydedilmiş gelişmeleri inkâr etmeden, onlara karşı da çıkmadan, YENİDEN şiirimizi daha ileri noktalara getirme gayret ve çabasındadır.

    Şüphesiz, GÜLCE dışında, GÜLCE' nin önerdiği NAZIM TÜRLERİ dışında, denemeler ve güzel çalışmalar da vardır ve olmalıdır da.
    Gülce, köklerini bizim şiirimizin tarihine uzatmış, dünya şiirine de kucak açmış yeni bir edebi akımdır.
    Dostlarımızın GÜLCE'yi izleyeceklerine inanıyor; leyhte ve aleyhte, her türlü görüş ve önerilerinden ışık almaya çalışacağımızı GÜLCE ' ye gönül verenler adına buradan, Can kardeşim Hülya EKMEKÇİ'nin sayfasından ifade ediyorum.
    GÜLCE dostlarının buluştuğu-buluşacağı antoloji com' da bir grubu da yenikurmuş bullunuyoruz. İlgi duyan dostlarımızı bekler, selam ve saygılar sunarım.

    Mustafa CEYLAN




    Gelme Yâr

    / -1 (a)
    // -2 (b)
    /// -3 (c)
    //// -4 (b)
    ///// -5 (d)
    ////// -6 (e)
    /////// -7 (a)
    //////// -8 (c)
    ///////// -9 (d)
    ////////// -10 (a) 1 – 10 hece aralığında yazılmış bir üçgen şiir..
    ////////// -10 (g)
    ///////// -9 (g)
    //////// -8 (e)
    /////// -7 (d)
    ////// -6 (e)
    ///// -5 (e)
    //// -4 (c)
    /// -3 (d)
    // -2 (b)
    / -1 (c)


    Tek yanlı ve ne istediğini bilen tutkulu bir yüreğin sevda öyküsü; Gelme Yâr.. Bir taraf ne istediğini bilerek ve her koşulda sevmeye hazırken diğer taraf, ikircemeler içinde kendini arar..Oysa gerçek yanıbaşındadır.. Göremediği o gerçeğin içinde seven bir yürek vardır..İşte o seven yüreğin sevgiliye haykırışıyla dolu dizeleri; Gelme Yâr..Değerli kaleminize saygımla, sevgili Hülya hanım..

    Refika Doğan





    Sevgili Hülya bacım,

    Aslında belki yeniliğe karşı olmamak gerektiğine inanıyorum öncelikle. Ancak, bu tarzda yazılan eserlerdeki mana bütünlüğü ve derinliğinin klasik hece şiirleri yanında ne derece güçlü ve başarılı olacağı hakkında da açıkça bir fikrim yoktur.

    Yani asırlardan beri gelen tarzımızın bizleri her zaman şiir adına yeterince mutlu ettiğine inananlardanım. Yoksa yazmış olmak için yazmak benim için asla geçerli değildir.

    Yine de denemenin büyük bir cesaret olduğuna inanıyor ve gül yüreğinizi tebrik ediyorum. Ha bu arada, özellikle hece şiirine bu kadar ara vermeyin sevgili bacım. Ben bile çok zamansızlık şikayetinde bulunmama rağmen yine de bir fırsat bulup birşeyler yazıyorum.

    Yüreğinize ve kaleminize sağlık.

    Selam ve sevgiyle.

    Burhanettin AKDAĞ




    Geometrik bir şekil olan üçgen ve diğerleri mimari ve resimde çok sık kullanılıyor ve güzel eserler üretiliyor.Siz de şiirinizde üçgen şekliyle çok güzel bir eser vermişsiniz.Ben antolojide ilk kez rastlıyorum size ve Mustafa Ceylan Hoca'mıza teşekkür ediyorum.

    Şükrü Topallar




    mustafa ceylan 'ın söylediği özelliklere tam uymasa da ben şu şiirden de benzer bir zevki almıştım daha önce..
    şekil şartı anlamı daraltmamak kaydıyla elbette biçimsel estetiğin de önemi vardır şiirde.

    .Şimdi sözettiğim şiiri asıyorum buraya..saygılarımla

    KISA PANTOLON, PASLI ÇAKI, DİZDE KABUK BAĞLAMIŞ YARA
    KISA ÇAKI, PASLI PANTOLON, GÖZDE YARASI KALMIŞ KABUK


    Nazlan
    Sitem et
    Kırıl bana
    Beni geç vakit
    Tek başıma suya yolla
    Bahçede yüzünü öteye çevir
    Güle hayret ediyormuş gibi yap
    Gülümseyerek konuş da başkalarıyla
    Somurt, avluda sadece ikimiz kalınca
    Kızıp en evecen adımlarınla üst kata çık
    En sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden
    Derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık.

    Yamru bastım iş değildi hâke çakılmak bayırdan
    Dağ sıradağdı hangi haşin belden yol veresi
    Gece hep süzüldü yukardan lâkayt Kehkeşân
    Altımda hep beni yutmaya çağladı nehir
    Yetişir hecelemen sök beni bir kere
    En zoruma gideni yap hengâme getir
    Çel beni tökezlet tuttur çitlere
    Ahla istida edecek ahvâl değil
    Kim bana kıymazsan bilebilir
    Dünya dedikleri samut küp
    Acılar tınladıkça bende
    Hep seni seslendirir.

    İSMET ÖZEL

    SİNYALİ




    Mustafa Ceylan üstadın şiire yeni bir soluk aldırmak adına, geçmişten süre gelen o altın kafesten kurtarmak için sarfettiği çabayı ayakta alkışlıyor ve destekliyorum.
    Hülya hanım sizi de bu güzel ve etkin çabanız için kutluyorum.
    Birde hecelediğiniz şiirin altına şiirinizi hecelere ayırmadan orşinal haliyle eklerseniz çok daha iyi olur kanısındayım.Tebriklerimle birlikte tam puan gönderiyorum.

    Feride BEKTAŞ




    Gerek duygu ve gerek se şekil ve sanat yönünden çok emek harcanmış değerli bir çalışma olmuş Hülya Can.. Ama doğal olarak,şekil uğruna bazı zorlamaların olduğu ve anlamda çok küçük eksiklik yarattığı da bir gerçek.Tabii ki,'sanat sanat için mi,toplum için mi veya para için' mi yapılmalı.O da ayrı bir tartışma konusu .Tarzına saygım var,karşı çıkmıyorum.Tam puan,selam ve sevgilerim seninle.Fakat 'söylediklerime bir örnek teşkil etmesi açısından, dizilişi bir de şöyle sıralasak' diyorum:

    GELME YAR

    Sen artık gelme yar,
    Kararsızlık yakışmaz sana.
    Bilirim,kalbinde bitmeyen savaşların
    Eşsiz sığınakları var.
    Haksızlık ederken kendine,
    Ruhumu Araf'a sürükledin.
    Ne Cennet'te,ne de Cehennem'deyim,
    Görünmez bir cenderedeyim.
    Boşluklarda dolansam da,
    Razıyım yokluğuna.
    Bildiğim:Seninle çıktığım yolda,
    Sadece sensizlikler var.
    Sakın gelme ey yar!
    Yürek har!

    Nazım İNCE




    Benim için yeni bir tür.Beğeniyle okudum ve gerçekten 'GÜLCE' ye katkı, yerini bulmuştur.teşekkürler paylışımınız için...
    Nebes




    Hülya Kardeşim;

    GÜLCE akımında ÜÇGEN olarak isimlendirilen bu nazım türünü gayet güzel bir şekilde işleyen GELME YAR şiirinizi beğenerek okudum.

    Sayfanıza uğrayacak dostlarımıza, bu yeni NAZIM(şiir) TÜRÜ hakkında, müsaadenizle az da olsa bilgi aktaralım, olur mu?

    ÜÇGEN Nazım türü, HECE veznimizde yeni bir tür olup, her mısradaki hecelerin bir ÜÇGEN teşkil edecek şekilde sıralanışıdır. GELME YAR şiiriniz bunun güzel örneklerinden birisidir. Zaten,ilk bakışta, resim üzerine de yansıdığı gibi açıkça ÜÇGEN şekli de gözükmektedir.

    Şiirinizi hece olarak inceleyecek olur isek;

    Sen (1) hece
    Ar-tık(2)
    Gel-me-yâr(3)
    Ka-rar-sız-lık(4)
    Ya-kış-maz- sa-na(5)
    Bi-li-rim-kal-bin-de(6)
    Bit-me-yen-sa-vaş-la-rı(7)
    Eş-siz-sı-ğı-nak-ları-var(8)
    Hak-sız-lık-e-der-ken-ken-di-ne(9)
    Ru-hu-mu-A-ra-fa-sü-rük-le-din(10)
    Ne-cen-net-te-ne-ce-hen-nem-de-yim(10)
    Gö-rün-mez-bir-cen-de-re-de-yim(9)
    Boş-luk-lar-da-do-lan-sam-da(8)
    Ra-zı-yım-yok-lu-ğu-na(7)
    Bil-di-ğim-se-nin-le(6)
    Çık-tı-ğım-yol-da(5)
    Sen-siz-lik-var(4)
    Yar-gel-me(3)
    Yü-rek(2)
    Har(1)
    heceden meydana gelmiştir.
    Dostlarımız ÜÇGEN türünü değişik şekillerde de oluşturabilirler elbette.
    Denendikçe ve uygulandıkça; daha ileriye gideceğine inanıyoruz.

    **
    GÜLCE, geleneksel şiirimizin bu güne kadar gelen altın zincirini, değerlerini inkâr etmeden, bozmadan, denenmemişi denemek, yeniden yeniyi ortaya koymak, şiirimizde YENİ NEFES ALANLARI meydana getirmek amacında; şiirimizi ülkemiz insanıyla ve dünya ile kucaklaştırmak isteyen yeni bir edebi hareketin adıdır.

    Diyerek;
    Tebriklerimi sunuyorum...


    Mustafa CEYLAN





    Yeni bir akım harika bir dizayn asil bir yürek sesi.Bize de kutlamak düştü.Tebrikler olsun.

    Şemsettin DERVİŞOĞLU



    -Ey Şair
    -Gerekçemiz
    -Gülce 100.Günde
    -Üçgen Masa ve Orhan Veli
    -Tercüme Odası
    -Neyzen Tevfik ve Aşk
    -Anlaşılır Olmak
    -Yahya kemal ve Gülce'de Aruz
    -Han Duvarları ve Ötesi
    -Gençosmanoğlu ile Röportaj
    -Çeviriye Dair