|
NAZIM TÜRÜ: DÖNENCE
Bedduanı Sal Gayri
Kar ayazı değil bu beni yakıp kavuran,
İstemsiz sırtladığım değişmez karayazı.
Gönül ermiyor ise var yarama dil ersin,
Dilersin; gazele dön, şarap olsun savuran.
Ak saydın menzilini yolunda taş değilim,
Murat olup gönlüme çağlayarak aksaydın.
Kapına dek gelmişken elimde gül demedi,
Gül demedi kaderim gözünde yaş değilim.
Yarasızlar hal bilmez vurur tekmeyi iter,
Her mevsimde yeniden açtığın yara sızlar.
Kendin için bahçemden gül koparıp alsana,
Al sana yakışmaz mı karalar bana yeter.
Gülerken her duanız kabul olsun sıradan,
Ben dikene razıyım solmayasın gül erken.
Nerde görsem kelebek kanatları benekli,
Ben ekli yanaklara gamze koysun yaradan.
İçerim kan ağlarken bedduanı sal gayri,
Vuslatî’yem sunduğun aşk zehrini içerim.
En büyük günahım ki ölüme derd ekerim,
Derde kerim olacak bulamadım yol gayri.
22.09.2009
Osman Öcal
ŞİİR İÇİN GÖRÜŞ-KANAAT VE MESAJLAR Kaynak:www.antoloji.com
Aşık Cinasi (Ekrem YALBUZ) üstadım aşağıda:
'Her yönü ile mükemmel bir şiir.
'...uyaklarda cinası zorunlu tutarsak bu tarzın önü tıkanır. Zira, cinas yapacağımız kelimeler sınırlıdır.
Cinas yapmakta ısrar edersek; bir şairin, önceki şaire ait cinasları kullanması zorunlu olacaktır. Bu da kötü bir tekrar olacaktır.
Öyleyse uyaklarda cinas zorunluluğu olmamalı, zengin ve tunç kafiyelerle DÖNENCE dönüp gitmelidir.
Bu kalıpla güzel örnekler verilebilir. Hece şiirimiz de, çapraz nefesle belki biraz kendine gelir.'
DEMEKTE ve bizlere yerinde gereken uyarısını yapmaktadır. İşte üstad-ustalık diye ben buna derim. Allah, razı olsun.
Elbette, neden olmasın.
Zengin ve tunç kafiyelerle şiirin adından da anlaşılacağı gibi dönüp gitmesi.. Evet, esas olan da bu zaten.
Günümüzde, özellikle genç şairlerimizin şiirlerinde edebi sanatların bulunmaması, internetin getirdiği kolaycılıktan da istifade ederek, biraz yavan ve kuru, çoğunda kendini uyak-ayak kıskacına hapsetmiş, sığ, tekrarcı söylem ve yapıların bulunması bizleri son derece üzmektedir. Cinas'ı öne çıkarışımızın asıl maksadı da bu sığlık, kuru ve yavanlıktan kurtularak, gençlerimizi araştırmaya ve düşünmeye doğru çekmek, şiiri ciddiye alma yolunda adım attırmaktır.
Cinasla birlikte, kelime ve harflerle adeta bir dans yaparak, akis vb sanatları da bu tür de rahatlıkla kullanmak mümkündür.
Kelimelere ruh verme sanatı olarak da tarif edilen şiirin efsunkâr kanatları, sonsuzluğa yelken açtığında bize çareler içinde çareler de sunmaya devam edecektir.
Misal;
Geçtiğimiz günlerde iki delikanlının sohbetine şahit oldum. Birisi 'kara' derken, öteki 'ak', birisi 'büyük' derken öteki 'küçük' diyor, ZIT ANLAMLI kelimelerle oyun oynuyorlardı. Epey sürdü bu oyun. Sonra, EŞ ANLAMLILARA(beyaz-ak; kara-siyah vb), ardından ÜZERİNDEKİ(masa-kitap, kita-yazı, kâğı-kalem),İÇİNDEKİ ( çanta-eşya, cüzdan para, soba-kömür vb),
Daha sonra (göz-gözlük, ayak-ayakkabı)
ve
(kay-kaymakam, alem-kalem, selam-vesselam vb)
ses ve kelime, harf oyunlarını ilgiyle izledim.
Kelimelerle ahenkli bir dans etme sanatı olan şiirde, şiirimizin GÜLCE isimli yeni ışığında DÖNENCE esaslı yeni nefes alanımızda, bu tür kelime danslarının, 'uyumluluğu, anlam bütünlüğü, ses armonisi' gözönüne alınarak yeni açılımlar da sağlanabileceği umudundayım.
Osman Öcal kardeşim,
Bu mübârek KADİR GECESİ'nin gün ağarmasına varan sabahında, şiirini defalarca okuyup, o güzel mısralarına hayran olduktan sonra bana da bunları yazdırdığın için sana teşekkür ediyor, tebriklerimi sunuyorum...
Mustafa CEYLAN
Her yönü ile mükemmel bir şiir.
Sayın Ceylan Hocamız da, Sayın Öcal Hocamızda uyakları cinaslı yapmışlar. Hem de cinas-ı tam ile. Takdir ediyor ve her iki ustayı da kutluyorum.
Ancak bendeniz diyorum ki; uyaklarda cinası zorunlu tutarsak bu tarzın önü tıkanır. Zira, cinas yapacağımız kelimeler sınırlıdır.
Cinas yapmakta ısrar edersek; bir şairin, önceki şaire ait cinasları kullanması zorunlu olacaktır. Bu da kötü bir tekrar olacaktır.
Öyleyse uyaklarda cinas zorunluluğu olmamalı, zengin ve tunç kafiyelerle DÖNENCE dönüp gitmelidir.
Bu kalıpla güzel örnekler verilebilir. Hece şiirimiz de, çapraz nefesle belki biraz kendine gelir.
Her iki kalemi de tekrar kutluyor esenlikler diliyorum.
Ekrem YALBUZ
DÖNENCE
Osman Öcal kardeşim, CİNAS yüklü ve dönerli kafiyelerden oluşan güzel bir DÖNENCE nazım türü ile 'Bedduanı Sal Gayri ' yi kalame almış.
Tebrik ediyorum.
ŞİİRİN TEKNİK ANALİZİ:
1. KITA
Kar ayazı.............................................
................................................. karayazı.
....................................................dil ersin,
Dilersin....................................................
a...........................
...........................a
...........................b
b..........................
Ölçü-kalıp:7+7=14 Hece
2. KITA
Ak saydın..............................................
............................................... aksaydın.
............................................. gül demedi,
Gül demedi............................................
a...........................
...........................a
...........................b
b..........................
Ölçü-kalıp:7+7=14 Hece
DİĞER 2 KITA DA aynı şekilde dizayn edilmiştir.
Tekrar teşekkürler can kardeşim...
Mustafa CEYLAN
Çok güzel bilgiler,gerçekten güzel sanat..Bu bilgileri kullanıp kullanmamak değil benim için asılolan,aslolan öğrenmek.Bu konuda da ne kadar teşekküretsem azdır diye düşünüyorum.Yine çok güzeldi.Yine kutluyorum,yine tam puan ve de saygılar benden...................
halilşakir
|