YENİ EDEBİYAT AKIMI  
-Gülce Grubu
-Güllük/portal
-Yeni Şiir.net
-Yeni Şiir-Şiir Ekle
-Gülce-Forum
-Gülce Nazım Türleri
-İçindekiler

*Öz Geçmişi
*Antoloji.com'da
*Güllük Dergisi.com'da
*İletişim :

G Ü L C E

Yeni Edebiyat Akımı GÜLCE
NAZIM TÜRÜ: TRİYOLEMSİ(ÜÇLEME)


SON İMTİHAN


Âşıkların kaderi yollarda terk-i candır
Zira ki divaneye vuslat zor imtihandır.

Hilâli görmek için yıldız titrer gecede
Türaba düşen dane mutludur işkencede
Tandırda huzur bulur, hamur da neticede
Âşıkların kaderi yollarda terk-i candır.

Şeker suda su olur gayesidir muhtacın
Cennetleri görmemek izahıdır mi’racın
Pervane şemde yanar gereğidir mizacın
Zira ki divaneye vuslat zor imtihandır.

Ekrem Yalbuz

Sayın Mustafa Ceylan Üstadın YENİ NAZIM ÖNERİLERİ nden.
Batı kökenli Triyole şiirinin değişik şekli.
Bizim şiir anlayışımıza, izah tarzımıza ve kafiye düzenimize daha uygun.
Bir beyiti, iki dörtlüğün altına paylaştırmak.
Her kural, denemelerle bulundu. Denersek ne kaybederiz?
Arkadaşlarıma denemelerini tavsiye ederim. Tadı, düz şiirden daha iyi.
Bakıyorum da şu an bindiğimiz otomobillerin ilk modellerini bedava verseler kapımıza koymayız. Her alanda denemelerle, aramalarla güzele ulaşıldı.
Şiirdeki deneme ve arayışlar mevcudu tüketme değil, yeni güzellikler keşfetmektir.
Saygılarla...

***************
MENZİLE ADIM ADIM GİDİLİR.
İŞTE GÜZELE ULAŞMAK İÇİN ATILAN O ADIMLAR:

Aşk Hece Engelinde(TRİYOLE)

Yokuşunda bağlandım hep nazlı inişlerin;
Çözersen sen çözersin aşk hece engelinde.

Ruhuma gül döşedi uzaktan gülüşlerin,
Sol göğsümün üstüne yuva yaptı düşlerin.
Usandırdı bu candan yersiz naz edişlerin,
Yokuşunda bağlandım hep nazlı inişlerin.

Vuslat, kördüğüm oldu zülüflerin telinde,
Bu sevda kar yumağı, sar büyüsün elinde.
Her çilesi bir desen, kemer olsun belinde,
Çözersen sen çözersin aşk hece engelinde.
..................................................................Osman Öcal

Sayın Osman Öcal Hocamızın yaptığı Triyole'nin tanımına bire bir uyuyor. Batıda kullanıldığı gibi.

AB şeklinde kafiyelenen beytin, dörtlüklerde;
aaaA, bbbB şeklinde sunulması.

Yeni karşılaşan ve denemek isteyen arkadaşlarımız için mükemmel bir örnek.
Tevafuk o kadar güzel ki, onun da konusu aşk.

Sayfamıza değer kazandıran bu güzel paylaşımınız için çok teşekkür Muhterem Hocam.

***************
Terk-i can âkıbet mi âşıktaki gayeye?
İmtihan vuslat olsa not vermez divaneye!

O geceler hilâlin önüne bağdaş kursa
İşkenceler türaba mutlu dane savursa
Neticeler hamuru huzur ile yoğursa
Terk-i can âkıbet mi âşıktaki gayeye?

Muhtacın gayesiyse varsın su olsun şeker
Mi’racın izahını çekse bir mizan çeker.
Mizacın gereğinden pervaneler derbeder
İmtihan vuslat olsa not vermez divaneye!
............................................Yusuf Ziya Karahasanoğlu

Nazire mi, şerh mi...

Bu değerli dizeler, şiire mütenasip düşse de, açıklayıcı/ sorgulayıcı/ cevaplayıcı nitelikte olduğu için asla nazire diyemeyiz. Nazirenin ötesinde bir şey...

Şerh mi? O da tartışılır.
Şerh; sırrına vakıf olunamayan, hikmeti çözülemeyen değerli ve gizemli bilgilerin açıklanması için yazılır. (Mesnevî'nin şerhi, Risale-i Nur'un şerhi gibi)

SON İMTİHAN'ın bu özelliği yok.

Sayın Yusuf Ziya Hocamın yaptığını, eksikleri tamamlama, ele alınan konuya anlam ve derinlik kazandırma olarak görüyorum.

***Mi’racın izahını çekse bir mizan çeker***

Muhterem Hocama çok teşekkür ediyor, kalbî muhabbetlerimi sunuyorum.

***************
Naçiz düşen bedenin kabristan nişanıdır
Mahşerdeki ihvani yanında imanıdır

Nedamet fayda vermez görevi etme ihmal
Fanide geçen zaman ömrü de olur ikmal
Ebediyet rah'ında alır eder irtihal
Naçiz düşen bedenin kabristan nişanıdır

Tecellide encami takdir-i gayesine
Tende süzülüp gider ruhların hanesine
Ukba'ya vaki kalan amelin hissesine
Mahşerdeki ihvani yanında imanıdır.........(Âşık Kevserî)

Teşekkürler ve tebrikler Sevgili Kevserî Usta.
Bu ne güzelliktir böyle. Bu nasıl naziredir böyle, hayran oldum.
Bu güzel şiirinizde biraz da 'divanî' kokusu var. Bas perdeden.
Ellerinize, gönlünüze sağlık. Varolunuz.
Ardahan'ımızın güçlü ozanına, Sayın Âşık Kevserî kardeşime sevgiler, saygılar gönderiyorum.

Ekrem YALBUZ




ŞİİR İÇİN GÖRÜŞ-KANAAT VE MESAJLAR
Kaynak:www.antoloji.com




Yeni Nazım Önerilerine devam ediyor Ekrem Hocamız.
Bizlerde hocamızı takip edip yeni şeyler öğrenmeye devam ediyoruz.
Öyle ki; sayfası artık hep bir şeyler öğrenmek için geldiğim, yeni ufuklara açılma penceresi olarak kullandığım bir mekan haline geldi.

Zaten rumuzunda da görüldüğü üzere, cinaslı şiirlerle tanıdık kendisini cinası bizlere öğrettikten ve sevdirdikten sonra “Fabl” “Buluşma” “Gülce” ve son olarak “Triyole” nazım şeklini bizlere sundunuz. İnanıyorum ki daha çok öneriyle bizlere örnekler sunacaksınız. Onları dört gözle bekleyeceğimizi bilmenizi isterim.

Tiriyole de bizim nazım biçimimize çok uygun bir örnek, genelde bildiğim kadarıyla 10 dizeli bir nazım biçimi ve “a -a –a –a” , “b -b –b –b” şeklinde yazılıyor. Başta iki dizelik bir parçadan sonra, dörder dizelik iki bent gelir. Başta ki iki dizeden birincisi; birinci dörtlük sonuna, ikincisi de ikinci dörtlüğün sonuna geliyor.

Bazı örnekler gördüm ve acaba hangisi doğru diye tereddütte kaldım. Yukarda yazdığım kafiye örgüsü mü doğrudur? Yoksa “a-a-a-b cccb” şeklinde mi doğrudur? Ekrem hocamız bu konuda bizleri aydınlatırsa memnun olacağım.

Vuslat ümidiyle yanıp kavrulan herkese selam olsun diyorum.

Saygılarımla
Ahmet EROĞLU




Yeni Nazım önerilerinden bir güzelliği daha bizimle paylaşan, Triyole’nin tanınmasında pay sahibi olan değerli büyüklerimize selâm ile…

Batı Edebiyatı’nda ciddi bir mazisi olan biçimden, gelenekten kopmadan faydalanmak ve onu bizim şiirlerimize uyarlamak elbette takdir edilesi bir durum. Zira bizim için en önemli birliktelik lisan ve fikir birlikteliğidir. Lisân ve fikir birlikteliğini bozmadan yeniliklere açık olmak ve tarzların millîleşmesine yol açmakta bir yerde geleneğimizin devamıdır.
Serbest Nazım, Serbest Müstezat ve Sone’yi kısmen bilsem de Triyole’den bîhaberdim.
Bilhassa Ekrem Yalbuz ağabeyimizin şiirdeki derinliği, kelimeleri mısrada kullanış biçimi, vermek istediği mesaj velhasıl sayfalarındaki râyiha beni de araştırmaya sevk etti. Teşekkür ederim.
Daha önce bu tarzın Divân şairlerimiz içinde de denenmiş ve kullanılmış olduğunu gördüm. Ayrıca mutluluk duydum.

Son İmtihan; cânana ulaşmak için cânı terk etmeyi; vuslatın yakın ıraklığını; ıstırabın lezzet ve rahmetini düşündürücü ve öğretici bir şekilde gözler önüne sermiş; Ekrem hocamızın kavrayış ve anlayışını bu vesileyle bir kez daha ıspat ve ifade etmiştir.

Saygı ile
Nuray ALPER




Saygı değer hocam böylesine güzel bir şiire nazire etmek çok zordur, ama izninizle yinede iki dörtlük yazmak arzusundayım. Saygılarımla...

Naçiz düşen bedenin kabristan nişanıdır
Mahşerdeki ihvani yanında imanıdır

Nedamet fayda vermez görevi etme ihmal
Fanide geçen zaman ömrü de olur ikmal
Ebediyet rah'ında alır eder irtihal
Naçiz düşen bedenin kabristan nişanıdır

Tecelide encami takdir-i gayesine
Tende süzülüp gider ruhların hanesine
Ukba'ya vaki kalan amelin hisesine
Mahşerdeki ihvani yanında imanıdır......

Aşık Kevseri




“ Âşıkların kaderi yollarda terk-i candır
Zira ki divaneye vuslat son imtihandır.

Hilâli görmek için yıldız titrer gecede
Türaba düşen dane mutludur işkencede
Tandırda huzur bulur hamur da neticede
Âşıkların kaderi yollarda terk-i candır.

Şeker suda su olur gayesidir muhtacın
Cennetleri görmemek izahıdır mi’racın
Pervane şemde yanar gereğidir mizacın
Zira ki divaneye vuslat son imtihandır. “


Tabii ki burada ki aşk ve âşık Tasavvufi anlamda kullanılıyor.
Şair; Sevgilinin ( Tanrı’ya) uğruna türlü çileler çeken ( nefsi sınavdan geçen) ve bu yolda canını feda eden âşığın ( kulun) aşkından divaneye dönerek O’ na kavuşması…

Hilâl’ i uğruna üşüyen yıldızın ki de aşktır.
Tanenin toprağa kavuşma sürecinde ( toprağa aşkı uğruna) türlü işkencelerden geçmesi... Ekilip, biçilip, dövülüp ve nihayet öğütülüp hamura dönüşerek tandırda pişmesi… Tanenin nimet olma yolda ki serüvenidir Aşk.. Toprağa kavuşma uğruna çektiği çileden nihayet taneliğini( canını ) terk ederek nihai huzura kavuşması…
Şeker suda eriyerek( suya kavuşarak) tatlandırır suyu, yine su olarak. Buna muhtaçtır.
Cennet, bedenden ayrılan güzel ruhuyla mânâya bürünen (Tanrı’ya kavuşan ) kula Tanrı’nın ödülüdür. Mi’rac, göğe yükselerek sevgiliye ( Tanrı’ya) kavuşulan andır. Farklı yollardan sevgiliye kavuşma…
Tanrı aşkıyla yanan kul’un öyküsüdür Şem ve pervane.
Gerçek anlamda aşk çiledir.. Zira aşkı uğruna çektiği çileyle nefsini yenen âşık, nihayetinde kendinden geçerek divaneye döner. Ancak o zaman kavuşur sevgiliye.

Gerek şiirin kurgusu ( özellikle ilk iki mısranın kuple sonlarında anlamı fevkalâde tamamlayışına bittim!), gerek içerik, imge ve ifade de kullanılan sözcüklerin seçimi, gerekse hedeflenen yeni edebi akıma öncü çabalarıyla bu yolda yeterince ve sessizce emek sarf eden şiir ve edebi derinliği su götürmez bir gerçek olan Sayın Âşık Cinasî Beyefendinin bu anlamlı “Triyolemsi “ denemesi ( “deneme” terimi kendilerinin tevazuu sahibi olmasından ileri gelen bir olgunluk göstergesi tabii ki) elbette deneme olmaktan çıkarak yeni çabalara fazlasıyla katkı sağlayan birer ustalık örnekleridir. Bu sabır ve emek isteyen aynı zamanda uzun bir sürece yayılan yenileme ve yenilenme arayışlarımızda her zaman yanımızda olması istenç ve dileklerimle değerli kalemi kutluyorum.

Ayrıca Mustafa Ceylan Hocamızın “Triyolemsi” yerine ifadesi daha kolay ve anlaşılır olan “Üçleme” başlığını önermeleri bence de çok daha iyi. Grubumuzda bu konuda arkadaşlarımızdan görüş almaya hazırız. Saygıyla…
Refika Doğan




HARİKA bir şiir, usta kalem Ekrem YALBUZ Hoca'mızdan...

ÖNCE
GÜLCE ATÖLYEMİZDEN
******************************
GÜLCE EDEBİYAT AKIMI
*****************

NAZIM TÜRÜ: TRİYOLEMSİ
********************


1-Batı Edebiyatı nazım türlerinden olan 'Triyole' nin değişik bir versiyonudur.
2-Mısra yapısı şu şekildedir

..............................................................(1-a)
..............................................................(2-b)

..............................................................c
..............................................................c
..............................................................c
..............................................................(1-a) -Mısra aynen

...............................................................d
...............................................................d
...............................................................d
...............................................................(2-b) mısra aynen

3-Burada a-b-c-d kafiyeleri göstermektedir.(1 ve 2) de mısranın baştan sona tamamını göstermektedir.
Yani ilk mısra hiç bir değişikliğe tabi tutulmadan, BİRİNCİ MISRA BİRİNCİ DÖRTLÜĞÜN DÖRDÜNCÜ MISRASI olmakta;
İKİNCİ MISRA DA İKİNCİ DÖRTLÜĞÜN GENE DÖRDÜNCÜ MISRASI OLMAKTADIR.

4-Genellikle 8+8=16 hece ölçüsü ile yazılırsa da, bu mısra yapısına bağlı kalmak kaydıyla, şair dilerse 7+7=14, 6+5=11 veya başka ölçü ve kalıplarda da değişik 'Triyolemsi'ler yazabilir. Önemli olan ilk-BEYİT'-teki iki mısranın aşağıdaki dörtlüklerde aldığı yerdir.

5-Şair dilerese, ilk BEYİT'in mısralarını da kendi arasında kafiyeli yapabilir.

(Kaynağımız: http://www.gullukdergisi.com/site/showthread.php? tid=8066)

**
SONRA
'SON İMTİHAN (Triyolemsi) '
*********************************
Âşıkların kaderi yollarda terk-i candır
(////-///(7) +///-////(7) =14.......kafiye-](CANdır)
-]mısra(1a)
Zira ki divaneye vuslat son imtihandır.
(///-////(7) +///-////(7) =14.......kafiye-](imtiHAN'dır)
-]mısra(2b)


Hilâli görmek için /yıldız titrer gecede-]7+7=14...c
Türaba düşen dane/mutludur işkencede-]7+7=14..c
Tandırda huzur bulur/hamur da neticede-]7+7=14..c
Âşıkların kaderi /yollarda terk-i candır.-]7+7=14(Mısra 1a)

Şeker suda su olur/gayesidir muhtacın-]7+7=14..d
Cennetleri görmemek /izahıdır mi’racın-]7+7=14..d
Pervane şemde yanar/ gereğidir mizacın-7+7=14..d
Zira ki divaneye/ vuslat son imtihandır..-]7+7=14(Mısra 2b)

Görüleceği gibi YENİ EDEBİ AKIM GÜLCE' mizin ortaya koyduğu şiir tekniğine aynen uyan bir şiir olup, teknik açısından en küçük bir hata veya sapma yoktur.

DAHA SONRA
******************
OZAN SENTEZİ Kardeşim, (kEŞKE triyolemsi) de TÜRKÇE'leşse demiş, evet, yerden göğe kadar haklıdır. Şahsen ben buna ÜÇLEMSİ veya ÜÇLEME diyebilirim, ancak tabii ki, bu konuyu,antloji com sitemizde bulunan GÜLCE YENİ EDEBİ AKIM GRUBU'muzda da konu olarak açıp, hep beraber de isim verebiliriz.

GÜLCE EDEBİ AKIMI, yola çıkarken,bizim olan bizim değerlerimizden hareket ederek, YENİDEN YENİYİ YAKALAYACAK ve şiirimizi dünya şiiri içinde hak ettiği noktalara tekrar yükselteceğiz, hattâ, dünya şiiriyle de gerekirse(bize uygun olanlarla) harmanlayacağız demiştik.

Memnuniyetle görmekteyiz ki, Ekrem YALBUZ Üstadımız, Osman ÖCAL, Ozan SENTEZİ vb. gibi ustalar, GÜLCE nazım türlerinde birbirinden mükemmel eserler ortaya koymaktadırlar.
Yalbuz Hoca'mın dediği gibi (maya tutmuş, yol açılmıştır.)

Şiirde KALICI olmanın bir yolu da YENİ ve ORJİNAL olmaktan geçer.

Şimdi, 'SON İMTİHAN' başlıklı bu şiir TASAVVUFİ DERİNLİĞİ olan mükemmel,orjinal bir şiirdir. Zira, tasavuufi sahada; maalesef günümüzde, Büyük YUNUS EMRE'miz'in söz,teknik ve felsefi yapısını pek de ileri noktalara götürebildiğimiz söylenemez. Bize düşen, Türk şairine düşen, YUNUSCA bir şiir anlayışıyla, O'nun izini alıp daha ileri noktalara götürmek olmalıydı.

GÜLCE, ortaya koyduğu YENİ NAZIM TÜRLERİ ile,şairlerimize yeni nefes alanları, yeni duygu fırtınası estirilebilecek gönül gökleri sunmaya çalışan bir edebi anlayıştır. Millidir, ancak evrenseldir de. Dünyaya ve bütün insanlığa açıktır. Bizim şiirimizin gücünü, şairimizin başarısını dünyanın bütün edebi oluşum ve hareketlerine anlatabilecek kabiliyet ve kapasitededir. Cesareti, ARUZ, HECE ve SERBEST' e ve köklerine sahip çıkmakla, onları bozmadan,ileriye adım atmakla yakalamıştır.

SONUÇ
ÖZ'ÜN ÖZÜ
*************
Ekrem YALBUZ Üstadımız, bu şiiriyle 'batı' nın tekniğine, Müslüman-Türk'ün duygu ve düşüncesini, kalıp,kafiye,vezin nakışlamasını yaparak söyletmiştir.
Defalarca okudum.. Her okuyuşumda bir başka derinlikte eridim, yok oldum. Enfes bir şiir bu.

Tebriklerimi, dualarımı gönderiyorum can üstadıma...
ustafa CEYLAN




Sevgılı hocam gerçekten çok güzel bir şiir olmuş. Derinlik mana duygu melodi ınsan mest oluyor gerçekten..Bu ziyefet için teşekkür ediyorum.Güzelliği tebrik ediyorum gönül dolusu selam ve saygılarımla..Keşke triyolede türkçeleşse..Daha iyi olurdu
Ozan SENTEZİ




Bir gün ben de denerim. Anlam bütünlüğü ile anlam derinliğine diyecek yok.
Hece kurallarına uyumunda ise kusur aramak bile cehalettir bence.
Sevgilerimle dostum.

Mehmet Nacar




Kökenini ve tarzını okumadan önce bilmediğim ama benim ölçülü şiir anlayışımla çok uyuşan ve bana hitap eden bu çalışmayı sevdiğimi ifade edeyim değerli üstad.
Ondandır ki, aylardır tek mısra yazamayan kalemim sayenizde iftar etti

Gerek Mustafa Ceylan beye, gerek zat-ı âlînize, gerekse bu tür çalışmalara gönül ve emek veren arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

İster nazire, ister şerh kabul buyurun;

Terk-i can âkıbet mi âşıktaki gayeye ?
İmtihan vuslat olsa not vermez divaneye !

O geceler hilâlin önüne bağdaş kursa
İşkenceler türaba mutlu dane savursa
Neticeler hamuru huzur ile yoğursa
Terk-i can âkıbet mi âşıktaki gayeye ?

Muhtacın gayesiyse varsın su olsun şeker
Mi’racın izahını çekse bir mizan çeker
Mizacın gereğinden pervaneler derbeder
İmtihan vuslat olsa not vermez divaneye !


Zevâl; kaleminizden, mâlâyânî; kelâmınızdan, kibir ve vesvese; kalbinizden, vesvas; iç ve dış âleminizden ırak olsun inşallah..

Muhabbetle

Yusuf Ziya KARAHASANOĞLU


-Ey Şair
-Gerekçemiz
-Gülce 100.Günde
-Üçgen Masa ve Orhan Veli
-Tercüme Odası
-Neyzen Tevfik ve Aşk
-Anlaşılır Olmak
-Yahya kemal ve Gülce'de Aruz
-Han Duvarları ve Ötesi
-Gençosmanoğlu ile Röportaj
-Çeviriye Dair