YENİ EDEBİYAT AKIMI  
-Gülce Grubu
-Güllük/portal
-Yeni Şiir.net
-Yeni Şiir-Şiir Ekle
-Gülce-Forum
-Gülce Nazım Türleri
-İçindekiler
  • Öz Geçmişi
  • Antoloji.com'da
  • Güllük Dergisi.com'da
  • Edebiyat Defteri'nde
  • İletişim
  • G Ü L C E

    Yeni Edebiyat Akımı GÜLCE
    NAZIM TÜRÜ: TRİYOLEMSİ(ÜÇLEME)



    Yüreğim Gamlı Dağdır

    Karanlık gecelerde yüreğim gamlı dağdır;
    Ay gezerken semada tutup indirmez misin?

    Kabuk tutmuyor yaram gönlüme geçmez nazım;
    Ağır ağır ses verir benden de dertli sazım.
    Ne hayaller çaredir ne düş tutar yıldızım;
    Karanlık gecelerde yüreğim gamlı dağdır.

    Neyim varsa yükledim iki cümle sözüme;
    Vuslatî der alırsın dönüp baksan yüzüme.
    Mehtaba hasret gönül zindan batar gözüme;
    Ay gezerken semada tutup indirmez misin?

    Osman Öcal

    Bu şiirin hikayesi:

    NAZIM TÜRÜ:TRİYOLEMSİ(ÜÇLEME)
    ***************************


    1-Batı Edebiyatı nazım türlerinden olan 'Triyole' nin değişik bir versiyonudur.

    2-Mısra yapısı şu şekildedir

    ..............................................................(1-a)
    ..............................................................(2-b)

    ..............................................................c
    ..............................................................c
    ..............................................................c
    ..............................................................(1-a) -Mısra aynen

    ...............................................................d
    ...............................................................d
    ...............................................................d
    ...............................................................(2-b) mısra aynen

    3-Burada a-b-c-d kafiyeleri göstermektedir.(1 ve 2) de mısranın baştan sona tamamını göstermektedir. Yani ilk mısra hiç bir değişikliğe tabi tutulmadan, BİRİNCİ MISRA BİRİNCİ DÖRTLÜĞÜN DÖRDÜNCÜ MISRASI olmakta; İKİNCİ MISRA DA İKİNCİ DÖRTLÜĞÜN GENE DÖRDÜNCÜ MISRASI OLMAKTADIR.

    4-Genellikle 8+8=16 hece ölçüsü ile yazılırsa da, bu mısra yapısına bağlı kalmak kaydıyla, şair dilerse 7+7=14, 6+5=11 veya başka ölçü ve kalıplarda da değişik 'Triyolemsi'ler yazabilir. Önemli olan ilk-BEYİT'-teki iki mısranın aşağıdaki dörtlüklerde aldığı yerdir.

    5-Şair dilerese, ilk BEYİT'in mısralarını da kendi arasında kafiyeli yapabilir.

    ŞİİR İÇİN GÖRÜŞ-KANAAT VE MESAJLAR
    Kaynak:www.antoloji.com


    Evet, usta gene mükemmel bir şiirle 2009'a 'merhaba' dedi.
    Dedi demesine,şiirin altında yaptığı açıklamalardan ve şiire baktığımızda teknik olarak hiç bir kusuru bulunmayan bir GÜLCE ÜÇLEMESİ(Triyolemsi) si bu;
    Ama,
    Ben ilk kez şiirin bir başka boyutunu değerlendirmek istiyorum.
    Hani deriz ya, ŞİİR KELİMELERLE DANS ETME, KELİMELERLE RESİM YAPMA SANATI, SÖYLENMEMİŞİ SÖYLEME SANATIDIR diye. İşte bu sefer kelimeler olacak Osman Öcal şiirine bakış pencerem.

    Bakınız, tek başına AĞAÇ desem, kim bilir gözünüzün önüne hangi tür bir ağaç gelecek?

    Peki ya;
    AĞLAYAN AĞAÇ desem, TİTREYEN -ÜŞÜYEN AĞAÇ desem ne gelir gözünüzün önüne? GÜLEN-GÜLÜMSEYEN AĞAÇ, ÇIPLAK AĞAÇ vb.. Dedikçe ÇAM AĞACI, KAVAK AĞACI, AKASYA desem? Evet, hep başka ağaç türleri geliyor değil mi?

    İşte, bir kelimeye ruh kazandıran o kelimenin önüne veya sonuna getirdiğimiz kelime-sıfat-eylem-fiil o kelimeye daha bir anlam kazandırmaktadır.

    Usta şair, kelimelerle mükemmel dans edendir.
    Kelimeleri nakışlayandır.

    Bir müşahhas-somut-kelime ile soyut kelimeyi bir araya getirmek ise, kelimeyi daha da derinleştirmektedir. Ustalık iki ya da üç kelimeyi uyumlu olarak bir araya getirmekle belli olur.

    Osman Öcal'ın bu GÜLCE EDEBİYAT AKIMI NAZIM TÜRLERİNDEN ÜÇLEME(TRİYOLEMSİ) 'ye uygun şiirinde benim dikkatimi çeken kelimeleri ele alalım.

    GECE, DAĞ, AY, YARA, GÖNÜL, SAZ, YILDIZ, YÜZ, MEHTAP ve GÖZ

    Peki usta Öcal, bu kelimelere nasıl ruh kazandırmış, sadece bir mısrasını ele alalım ve ona bakalım:

    GECE-]Karanlık GECE
    DAĞ-]Gamlı DAĞ
    ve ortasında YÜREK...

    Burada müşahhas-somut olan GECE ve DAĞ'ı, soyut olan 'karanlık ve gamlı'kelimeleriyle anlamlı hale getirmiş.Tek başına dağ ve gece, herkese,her okuyana başka manzaralar gösterebilirdi, ama, usta, ustalığıyla KARANLIK GECE ve GAMLI DAĞ diyerek kendi yüreğinin konumunu tespit emiş diyor ki:

    'Karanlık gecelerde yüreğim gamlı dağdır; ' DİYOR.

    AY-]Semada gezinen AY
    YARA-]Kabuk bağlamayan YARA
    GÖNÜL-]Naz kabul etmeyen GÖNÜL,
    SAZ-]Dertli saz,
    YILDIZ-]Düş tutmayan, hayal kurmayan YILDIZ,
    YÜZ-]Dönüp bakılacak YÜZ,
    MEHTAP-]Hasretiyle gönlü ZİNDAN eden MEHTAP,

    GÖZ-]Zindana dönen gönlü gören göz...

    Şiirin ham maddesi harf,hece,kelimedir. Şair bu hammadeden en kıymetli hazineyi üretendir. Söz sultanı şiiri gönül tahtına oturtan da bu hammaddelerden muhteşem ve yüzyıllara dayanabilen söylemlerdir.

    *
    Kelimeler, ah bizlerin dil fermuarını açıveren kelimeler! ... Osman Öcal' ın dilinde çiçeklenip konuşursunuz. Şiir olup okunursunuz.Sizler bizim nefesimiz, sesimiz, havamız, suyumuzsunuz...Sizleri, gene sizden olan öteki kelimelerle, sıfatlarla, zamirlerle, tamlamalar ve eylemlerle boyunuz boyunuza, huyunuz huyunuza uygun kelimelerle yanyana getirdiğimizde nasıl da gülümsersiniz, nasıl da ahenkli uçarsınız gönül göklerimizde, akıl bulutlarımızın üstünden. Sizi renkten renge, desenden desene,şekilden şekile sokarız da siz hep tebessüm edersiniz. Ah kelimeler ah! ...
    **
    2009 sabahında, bu güzel-bu anlam yüklü nefis şiirle bizleri karşılayan Osman ÖCAL kardeşim, aziz üstadım, tebrikler, teşekkürler, dualar sana...

    Mustafa CEYLAN



    Nedense Yeni Edebi Akım içinde bütüne olan saygı ve sorumluluğumun dışında özel olarak ille de ' Triyolemsi' başlığı altındaki türü sevdim. Hele ki dizeler sözcüklerde hayat bulmuşsa... Şimdi ben ne diyeyim size değerli dost? İsterdim ki eleştireyim, şurada şu olmamış diyeyim! Ama yok..Yok işte! Şiirin şematik yapısına oturmuş içerikle kurgulu bu dizeleri mübalağasız söylüyorum; içlenerek okudum. Sanki gerçekten bağrı yanmış bir yüreğin sesli ağıdı gibi. Dilin yalın ve inci tanesi sözcüklerle dizilişi, içeriğin temayla her mısrada bütünlüğü çok güzel olmuş.

    '' Karanlık gecelerde yüreğim gamlı dağdır;
    Ay gezerken semada tutup indirmez misin?

    Kabuk tutmuyor yaram gönlüme geçmez nazım;
    Ağır ağır ses verir benden de dertli sazım.
    Ne hayaller çaredir ne düş tutar yıldızım;
    Karanlık gecelerde yüreğim gamlı dağdır.

    Neyim varsa yükledim iki cümle sözüme;
    Vuslatî der alırsın dönüp baksan yüzüme.
    Mehtaba hasret gönül zindan batar gözüme;
    Ay gezerken semada tutup indirmez misin? '


    Çok sevdiğim ve dizelerinde her zaman derinlik taşıyan ' deyiş ' lerin sazın tellerine sinen ve buram buram hüzün kokan ezgisini duydum. Yüreğe akan ezgisini...
    Hele şu dizede ki imge ve vurgu... Kesinlikle bu şiir 'Deyiş' türünde türkü olarak derlenmeli.

    ' Karanlık gecelerde yüreğim gamlı dağdır;
    Ay gezerken semada tutup indirmez misin? '

    Değerli kaleminize saygıyla.

    Refika Doğan


    -Ey Şair
    -Gerekçemiz
    -Gülce 100.Günde
    -Üçgen Masa ve Orhan Veli
    -Tercüme Odası
    -Neyzen Tevfik ve Aşk
    -Anlaşılır Olmak
    -Yahya kemal ve Gülce'de Aruz
    -Han Duvarları ve Ötesi
    -Gençosmanoğlu ile Röportaj
    -Çeviriye Dair