***DÜŞÜN/CE (Çerçeve Cinas- Yediveren)
Yara sarmış o bülbül, gül bitmiş o yaradan
Yâr asarmış yiğidi, böyle yazmış Yaradan.
Kazandan müştekiyim, şu kabiri doğrusu
Kazandan kaçar oldu, deryalara doğru su.
Dünyasında gün yanar, dalında gül üşürken
Dün yasında kim vardı? Cümle can gülüşürken.
Kimyasında ruh yoksa çok çeker taht acısı
Kim yasında yaş döker? Mıh çakar tahtacısı.
Binaya denk sütunlar, gök kubbede mah yanar
Bin aya bedel tekbir, sanarsın her mahya nâr.
Gül dünya dedikleri, dar gelmiş bir tek Han’a
Güldün ya sen maziye, şimdi sokul kör han’a.
Yol saçını surların, kubbe hasret desen’e
Yol nerdendir burçlara; ah bir onu desene.
Sen inle koca tarih, yeniden gülistan bul
Seninle bahtiyarız, bahtınla gül İstanbul. |
| |
Ekrem Yalbuz |
| |
|
|
| |
| (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. |
| |
Bu şiirin hikayesi:
İstanbul'un fetih yıldönümü üzerine.
*************
DOSTLARDAN GELENLER:
Kan adında Bizans'ın; müjdeydik, duy arsızım
Kanadında aşk yandı, duymadın duyarsızım.
Yaz düşmüş dolunaya gökten kaymış günâhım
Yaz ey muştulu kalem! Artık olmaz gün âhım.............(N. Alper)
*****
Gül elim bahçemdeki dikenleri yoldular.
Gülelim her bir alim kurtuluşa yoldular.
Ellerim cennet olsun, çiçek açsın bağlarım.
Ellerim haram dermez, ol divanda bağlarım..........(Bayram Yelen)
*****
Sorarım hangi bağın, balı güzel sor arı’m
Sorarım sünger olup, bağcıda kalmaz ar’ım.
Kanarım diken batar, gül al’ına kanarım
Kanarım iççe içe, bal sana kalmaz arı’m.
Yanarım her derdine, sende biraz yan arı’m
Yanarım çıra olup, bu ateşte –yan- ar’ım.
Düşündür şair olup, şair-e taht şiir, düş ün’dür
Düş’ündür aklı cezbe, her bir soru düşün’dür........(Köksal Kırlıoğlu)
*****
Kuş attı bir kartala, yaraya merhem çaldı,
Kuşattı Fatih Mehmed, sur kapısını çaldı.
Gün eşi yoktur eşi, camdan girer binaya,
Güneşi değişemem, gökyüzünde bin aya.............(Âşık KEVSERÎ
*****
Cümlesi bir mayadan melek uysal cin asi
Cümlesi sözü duğru, teşekkürler Cinasî.................(İhsan Ertem)
*****
Yakışır başucuma, aydınlatır ak şamdan
Yak; ışır, kir arınır, nur saçılır akşamdan................(Ümran Tokmak)
*****
Gül’ün dalında bülbül, neşelenir gül sersem,
Gülün geçtiğim yola, yâr yoluna gül ser’sem..........(Mehmet Eren) |
| |
| |
|
|
|
|